Arkama baktığım yorgun bir dündü?
Ben senden ayrılmak kopmak istemiyordum yar?
Ben seni içime oturttum?
İçime bir kere oturmuş olan seni unutamadım?
Ve
ben seni bir kere daha içimde öldüremezdim?
Yorgun bir dündü arkama baktığım?
Önümse,
yorulmuş yarınlar olacak?
Damıtılmış bir rüya gibi yaşamımdan kalan tek kareyle sen gözlerin gözlerimde tutuşan?
Hep eksiktik birbirimizde?
Hep eksik sözler,
bakışlar,
ve
eksik el tutuşlar? Sözlerle?
özgürüz artık?
Sen kendi özgürlüğünün tadında, bense kendi özgürlüğümün tutsaklığında yalnız?
Hiçbir şeyden korkmadan, birbirimizi kaybetmişliğimizle, kaybetme korkularını yenmişik?
Bakışlarımız hür donuk artık?
Sana gelirken,
senden dönerken,
geçerdim o sokaktan?
Şimdi vazgeçtiklerimin arasında bir sen varsın,
bir de o parklı sokaklar?
Bir ömür bu, ne kadar sürecek bilinmez bu vazgeçiş?
Garip bir bakış bu, garipsenen bir hissedişle duruş bu?
Girdap yollar hediye ettin bana?
Bu yollar bir çıkmaz dolambaç bana?
Bu şehirde gözlerin girdapta baktığım son bakış bana?
Beni dolandırma?
Ya yok ol,
Ya yok et beni,
Bitsin bu girdaptaki yaşam?
Yoruldum ama çaresiz değilim,
Yoruldum ama belki de kimsesizim kalabalıklarımda?
Ama
bir düşünce panayırı bu?
Dönen dolaplar çok,
tek başına, bir de ben gücüm var bu girdapta dönen?
Vur da gitsin geceler şafaklara?
Vur da bitsin umutlar?
Vur da gitsin umutlar uzaklara?
Vur da bitsin kendine var olamayan bir ben?
Hadi vur da sende olamayan bu can da bitsin?
Bir de kendine vur bitir bizi?
Aniden bir türkünün sözleri dilimde dolanmaya başladı. ?gelenden geçenden seni sorarım ? diyor şair? Elleriyle sevdiklerini evlendirenleri düşündüm? İçim sızladı? Boş verdim acılarımı? Benden de büyük acılı olanlar var dedim?
Dünlerden kalan bir gölgesin şimdi, acıları ve sevinçleriyle bir varlığının gölgesi bedenimle ezemediğim? Saygı duyduğum dünlerin ve nefretimi içinde tutan dünlerin, bir aşkıydı harman yerinde savrulduğumuz, dünlerin tozu gibi?
Bir dündü sevmesini bildiğimiz?
Bir bugün nefreti öğren
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder